Birinin başarısını gördün ve içinden “Ben de yapabilseydim” geçti. Bu cümleyi hemen haset diye adlandırmak acele olur. Önce neyi istediğini, neye itiraz ettiğini ve bu isteğin seni hangi davranışa götürdüğünü ayırmak gerekir.
Aynı kelimeyle farklı istekleri örtmeyelim
Haset, ahlâk literatüründeki temel kullanımında, başkasının sahip olduğu nimetten rahatsızlık duyup o nimetin kendine geçmesini veya sahibinin ondan yoksun kalmasını istemeyle ilgilidir. Mustafa Çağrıcı’nın TDV İslâm Ansiklopedisi’ndeki açıklaması kavramı bu niyet yönüyle ele alır. Burada bir duyguya isim vermek, belirli bir kişinin kalbi hakkında kesin hüküm kurmak değildir.[1]
Gıptada ise başkasındaki iyiliğin sona ermesini istemeden benzer bir imkâna veya niteliğe kavuşma arzusu vardır. Hüsameddin Erdem’in ilgili maddesindeki ayrım bu noktadadır. “O da başarsın, ben de emek verip öğreneyim” cümlesi, bu yönü düşünmek için bir örnek olabilir.[2]
Haksızlığa itirazın yeri ayrı
Bir seçimin veya paylaşımın adil olup olmadığını sormak, tek başına haset göstergesi değildir. Hakkını ararken karşılaştırma yapman gerekebilir. TERAZİ I’in tevazu ile boyun eğmeyi ayıran yaklaşımından hareketle, burada şu soruyu kullanabiliriz: İsteğim adil ölçütün uygulanması mı, yoksa karşımdakinin kaybetmesi mi? Bu soru bir niyet okuma testi değil, kendi isteğini inceleme davetidir.[3]
Bir durumda birden fazla yön de bulunabilir: gerçek bir haksızlık yaşarken öfke veya çekememe duygusu hissedebilirsin. Bu olasılık, haksızlığı yok saymayı da her tepkiyi haklı görmeyi de gerektirmez. Olayın delilini ve kendi davranışını ayrı ayrı değerlendirmek için alan açar.
Kavramlar kişilere yapıştırılacak etiketlere dönüştüğünde, anlamaya çalıştığımız şeyi örtebilir. Bu nedenle burada başkasına “hasetçisin” demekten önce, kendi talebimizin ve davranışımızın yönünü görünür kılmaya çalışıyoruz.
KAVRAM LABORATUVARI
Bir durumu değerlendir, kavramların arasındaki farkı gör.
Bazen aynı olay farklı anlamlara gelebilir. Aşağıdaki örnekleri incele, sana en uygun gelen açıklamayı seç ve ardından gerekçeyi oku. Buradaki amaç insanları etiketlemek değil, kavramları daha dikkatli kullanmaktır.
Bu alıştırma JavaScript ile çalışır. Kaynaklı yazının tamamını ve aşağıdaki kaynak notlarını okumaya devam edebilirsin.
Bu çalışma neye dayanıyor?
Kaynağın tanımı: TDV’nin Haset ve Gıpta maddeleri, başkasının nimetinden mahrum kalmasını istemekle onun nimeti sürerken benzerini arzulamak arasındaki farkı açıklar. Bu, kaynak tanımlarının kısa bir aktarımıdır.
Mevcut MİZAN okumasının açıklaması: Haksızlığa itirazın yeri ayrı bölümünde, talebin yönü ile olayın delili ayrı ele alınır. TERAZİ I bağlantısı editoryal dayanak olarak kullanılır.
Kurgusal örnek: Dört durum bu alıştırma için hazırlanmıştır; gerçek kişileri veya yaşanmış olayları anlatmaz.
Editoryal yorum: Cevap açıklamaları yalnızca verilen kurguyu kavramlarla karşılaştırır; dinî veya hukukî hüküm, psikolojik teşhis ya da kullanıcı değerlendirmesi üretmez.
Bu alıştırmanın Almanca sürümü hazırlanıyor.
Kaynaklar ve notlar
1 · Haset kavramı
Mustafa Çağrıcı, “Haset”, TDV İslâm Ansiklopedisi, 1997; çevrimiçi maddenin tanım ve ilk açıklama paragrafları. Kavramsal özet için kullanıldı; maddede anılan rivayetlerin tamamının sıhhatinin ayrıca incelendiği iddia edilmez.
TDV maddesini açİlgili paragrafa dön2 · Gıpta kavramı
Hüsameddin Erdem, “Gıpta”, TDV İslâm Ansiklopedisi, 1996, c. 14, s. 50–51; tanım ve hasetle ayrım. Bu pilotta yeni bir hadis alıntısı eklenmedi.
TDV maddesini açİlgili paragrafa dön3 · Hak arama ve öz muhasebe
TERAZİ I, Bölüm 1, 18. alt başlık: tevazu ile boyun eğmenin ayrılması. Bu sayfadaki hak arama örneği editoryal uygulamadır; belirli bir uyuşmazlığın hukukî sonucu veya kişinin niyeti hakkında hüküm vermez.
Kitaptaki ayrımı okuİlgili paragrafa dönBu sayfanın kaynak ve metin kontrolü: